Yakınlarda, Huffington Post üzerinden gönderdiğim bir ileti birçok yoruma ve pek çok paylaşıma yol açtı. “Orta Yaşta Yaptığımız Yedi En Büyük Yanlış (ve Onlardan Nasıl Kaçınırız)” yaşlandıkça bizi geçmişe çeken pek çok pişmanlığa sebep olmuş görünen bazı konuları su yüzüne çıkardı.  Baş etmek için ne yapmalıyız konularında düşünceler önerdim.

Okuyuculardan aldığım girdiye göre çoğumuz için en büyük konulardan biri korku, özellikle yaşlanma korkusu. Birçok kişi yalnız olma, sağlıksız olma ve unutulma korkusunu söyledi.  Aşağıda o makalede yazdıklarımdan küçük bir parça:

Yaşlanmaktan Korkmak—Size verebileceğim en iyi öğüt şu: 50’den sonra korkusuz olun. Korku sizi rüyalarınızın peşine düşmekten alıkoyar ve vazgeçmenize, teslim olmanıza yol açar, sizi kendi rahatlık alanınızda tutsak ederek. Bu, araştırmalardan, yazarak ve kitabımdaki  öğütlerimi yaşayarak öğrendiğim basit bir fikir; eğer sağlıklıysanız, kendinizi iyi hissedersiniz. İyi hissederseniz iyi görünürsünüz. Ve iyi hisseder,  iyi görünür ve geleceğiniz için bir vizyonunuz olursa daha da iyi hissedersiniz.  Ve eğer bütün bunlara ve bu durumda nasıl kalınacağı bilgisine sahipseniz inanılmaz hissedersiniz. Ve eğer inanılmaz hissederseniz yaşı kim düşünür?

Sağlıklı ve fit olmak ve bu durumda kalmak sağlam adımlarla ilerliyorken şarttır ve ben bunu en iyi nasıl yapabileceğimizi ‘Elliden sonra her şeyin en iyisi’ kitabımda yazdım.  Aslında bunu söylemekten hiç vazgeçmedim ve yazdığım her makalede ve yaptığım her konuşmada bunun üstünde çalıştım, çünkü şu çok doğru: eğer nasıl göründüğünüz ve hissettiğiniz konusunda kendinizi iyi hissederseniz yeni deneyimlere, yeni insanlara ve yeni fırsatlara çok daha açık olursunuz. Ve mümkün olduğunca fit olmanız gerek ki 50’den sonra bizi bezdiren hastalık ve rahatsızlıkları mümkün olduğu kadar uzak tutabilin.

Ancak, bunların ötesindeki daha büyük sorular şunlar: Elliden sonra nasıl korkusuz olabiliriz? Medyadan yükselen “daha genç daha iyidir” sesine nasıl aldırmayacağız ve rotamızda kalacağız?  Nasıl rahatlık alanımızı bırakıp ileri (potansiyelde) bilinmeyen sulara doğru ilerleyeceğiz. Yaşlanma sürecinden korkmayı (ve onunla savaşmayı) bırakmayı ve onu benimsemeyi nasıl öğreneceğiz?

Yaşlanmak her zaman kolay değil, birçok düzeyde, özellikle medya bizim  görünmez olduğumuzu söyler ve akademik çalışmalar asık suratlı olduğumuz konusunda israr ederken.  Ancak, bu basitçe vazgeçme, teslim olma ve korku içinde saklanma zamanı değil. Tam tersine, bu ortaya çıkmanız ve bu korkulara yüksekten bakmanız için olasılıkla tam zaman.

İşte elliden sonra korkusuz olmanız için beş anahtar yol:

Gerçekte ne kadar büyük olduğumuzu gözünüzün önüne getirin

Şunu kafanızda canlandırın: biz dünya tarihindeki en büyük demografik gurubuz. Eğer kendinizi yalnız ve görünmez hissediyorsanız (ellinin üstündeki birçok insan için, özellikle kadınlar,  başka bir büyük sorun bu)  bunu aklınızda tutun. Biz yalnız değiliz sesimizi duyurabilmek için yeterince bizden var. Sayı bakımından güçlüyüz ve önemli ölçüde özellikle ekonomik gücü, biz  yönlendiriyoruz.

Duygularınızı Paylaşın

Son yazdığım bir makale kadınların  çoğunlukla yaşlanmanın daha da güç yanlarıyla   erkeklerden nasıl daha iyi mücadele ettiği konusundaydı çünkü bizler ilişki kurma ve arkadaşlığın sürdürülmesi konularında ustayızdır bunların hepsi yaşlanma fırtınalarını atlatmaya yardım eder. Basitçe düşüncelerinizi–özellikle en korkutucu olanları-  benzer deneyimleri geçiriyor olan diğer insanlarla paylaşma çok etkin bir yoldur ve zihninizi rahatlatır. Facebook’a ve özellikle 50’nin üzerindekiler için olan sitelere girmeyi düşünün.

Rahatlık Alanınızdan Çıkın

Eğer bulunduğunuz yerden çıkmaz ve denemezseniz pek çok şeyi yapabilecek durumda olduğunuzu  nasıl bileceksiniz? Bir şeyi yapmamanız için daima mazeret bulabilirsiniz, onun yerine bulmanız gereken bütün mazeretlere odaklanın. Bu bir zihin değiştirmedir. Hepimizin “üretken rahatsızlık” içinde olmamız gerekir, “Drive: The Surprising Truth About What Motivates Us” kitabının yazarı Daniel Pink’in dediği gibi. “Eğer çok rahatsanız, üretken değilsinizdir” diye yazıyor.

 Kendi Yönetim Kurulu Kulübünüzü Yaratın

Yeni bir işe başlamak yıldırıcı ve göz korkutucu olabilir. Hayal edebileceğiniz her türlü güvensizliği getirebilir. Bunu satın alırlar mı? Finansmanını yapabilir miyim? Bu delice mi? Bütün birikimlerimi kaybeder miyim? Bir evliliği bitirmek  ya da bir yenisine başlamak bile korkutucudur orta yaşta. Ya da emekliliği düşünmek. Herhangi bir değişiklik saklanmayı istetir bize ve basitçe hiç bir şey yapmamayı. Tam şu anda taciz fikri yoluyla düşünce sancıları içindeyim ve dolayısıyla (mutfak kabinesi) olarak da adlandırdığım kendi yönetim kurulu kulübüme başlamaya karar verdim. İşte çalışma şekli: dördümüz (ancak istenen sayıda kişi olabilir) her Salı sabahı eksiksiz aynı kafede  bir araya geliriz. Her birimiz için tartışmayı gerektiren her şeyi tartışmak 15 dakika alır. Konular, çoğunlukla, canlanan işimiz ya da bir üyenin durumunda olduğu gibi, yeni bir işe başlamaya ilişkindir ama her zaman değil. Bazen egzersiz ya da erkekler, çocuklar ya da en önemli olan neyse. Ancak bu kulübün asıl amacı girdi almak, beyin fırtınası yapmak ve  genelde kendi başınıza yapmanın zor olduğu bir açıklanabilirlik düzeyi yaratmaktır. Her hafta toplantıdan kendi kişisel “yapılacaklar” listemizle  ve gelecek toplantıya kadar listeden çıkarılacak maddelerle , gelecek toplantıda konuşulacak konuların listesi ayrılırız ya da bir şeyleri yapmak için çok açıklama vardır.

Yaşınızı Benimseyin

Kendi kişisel mantranızı yaratın: Yaşınızla savaşmayın. Her neyse onu kabul edin.  Tekrar, bu vazgeçme ya da teslim olma değildir. Daha genç halinizi koyuvermenin ve yaşlanan kendinizi benimsemenin ve sevmenin çok güçlü bir düşüncesidir. Kendinize düşünceli ve saygılı davranın ve kendinize –bedeninize, zihninize ve ruhunuza- bakın, siz kendinizin çocukları, aileniz, arkadaşlarınız olabileceğiniz için. Bu sizin zamanınız.

 

*Barbra Hannah Grufferman (Yazar, konuşmacı, blogcu ve “Elliden Sonra Her Şeyin En İyisi” kitabının yazarı)

www.thirdage.com/aging-well/five-ways-be-fearless-after-fifty?

 

 

“Tırtıl tam da dünyasının bittiğini düşündüğünde kelebek olur.”
~ Anonim