lonely

Hepimiz kesinlikle biliriz ki yaşam kısa. Ya da, daha doğrusu, bunu bilen yalnızca yaşlılardır.

Ben gençken, 20′ lerimde,  gelecek konusunda kafa yorarken, bir gün 70 yaşında olmak bir  -hatta iki- sonsuzluk gibi gelirdi – o kadar uzaktaydı ki endişe etmek için bir neden yoktu.

Ancak şimdi 72 yaşında olduğum bu noktada gözlerimi kapatabilir ve 20 yaşı dün kadar yakın hissedebilirim. Yaşamın çok uzun sürmediğini kavrayacak kadar yaşlıyım şimdi.

Yine de ölümün o kadar da yakın hissettireceği  kadar yaşlı değilim –ne de hasta- on- on beş yıl içinde olabileceğini hissediyorum, bana o kadar zaman verilmiş midir  (ya da 20 yaşında olduğum zamanki kadar ömür uzunluğunun doğası konusunda hatalı olacak mıyım)?

Ve yarım yüzyıl önceki deneyimsiz gençliğimde öyle rahatlıkla emindim ki, her şey için o kadar çok zaman vardı ki bir plana gereksinmem yoktu,  şimdi ise hayatımın kalan kısmını olası en iyi yolla kullanmayı düşünmeyi istiyorum.

Ölmeden önce gidilecek yerler, yaşanacak olaylar ya da deneyimler listesi gibi basit herhangi bir şeyi kastetmiyorum. Eğer bunlardan bazıları olacaksa da şimdi karar vermeye çalıştığım şeyden doğal olarak çıkacaklardır.

  • Herkesin yaşam yolculuğunun sonunda ne olduğu gerçeğini teslim ediş istediğim kadar dolu ve yoğun yaşama özgürlüğü veriyor bana.
  • Ölüm yaklaşsa bile yaşamın keyifli ve üretken yapılamaması için bir neden yok.
  • Biz kendi başımızayız ve bu birbirimizi mutlaka kollamamız için bir nedendir.
  • Bir ya da iki yıldan daha uzun yaşarsam bu seçimlerimi gözden geçirme gereksinimi duyacağım eğer yaşam beni hayal edebilmek için hala genç olduğum yönlere çekerse.

Geldiğim nokta bu. Geçici amaçlar şimdi aklıma gelmiyor olabilir ama biliyorum ki günlerimin sonu yaklaştığında (bunun farkında olmayı bir lütuf olarak kabul ederdim), yapabileceğimin en iyisini yaptığıma inanmak ve gitme zamanın geldiğini bildiğimde de rahat olmak istiyorum.

http://www.timegoesby.net/weblog/2013/12/journal-entry-the-next-step-in-my-old-age.html

“Yaşlanmaktan şikayet etmeyin, pek çok kişi tarafından inkar edilen bir ayrıcalıktır o.”
~ Anonim